
Jeffrey Inaba'nın yönetimindeki C-Lab, Columbia Üniversitesi bünyesinde kurulmuş bir araştırma ünitesi. Açılımı "Columbia Laboratory for Architectural Broadcasting" olan C-Lab'in amacı mimaride yeni iletişim araçları bulmak ve kullanmak. Columbia Üniversitesi bünyesinde olmasına rağmen yarı-bağımsız bir şekilde işleyen C-Lab, 2005'te kuruldu.
Inaba ve C-Lab'le tanışmam New Museum'un ilk uzun soluklu yerleştirmelerinden olan Donor Hall ile gerçekleşti. 1 Aralık 2007'den 19 Temmuz 2009'a kadar izlenen Donor Hall, müzenin bodrum katındaki koridorunu kaplayan bir bilgi ağıydı. Grafik bir ortam olarak da tanımlanabilecek Donor Hall, dünyanın farklı yerlerindeki özel ve kamusal hayırsever kurumları tanımlayarak araştırmanın sonuçlarını sayıya döküyordu. Düzinelerce organizasyon üzerine yapılan çalışmanın sonucu, "kültür"e verilen parayı ölçüyordu.
New Museum'un tanıtımını yaptığı Lars Müller Publishers'dan yayınlanan World of Giving adlı kitabın da Donor Hall ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bir müzenin mekanını hem görsel hem de kavramsal olarak "harekete geçiren" Donor Hall, kültürel üretim merkezlerinden sayılabilecek müzede, "kültür"e verilen maddi desteği belirleyerek eleştirel olmakla birlikte aydınlatıcı bir çalışmaydı. World of Giving ise "vermek" kavramını sorgulayarak Donor Hall'ın adeta materyalleştirdiği araştırmayı çok daha soyut bir seviyeye çekiyor. Bireylerin ve kurumların her ölçekte vermesi üzerine kurulu bir düzenin sonucunun ne olacağını düşünen kitap, bir ansiklopediyle detaylı bir kullanıcı kılavuzunun birleşimi gibi. Sekiz bölümden oluşan kitabın her bölümünde farklı bir renk kullanılmış. Kitabın kapağında Jeffrey Inaba ve C-Lab imzalı bir metin olması da kitabın içeriği kadar tasarımı ile de bir anlamda tanımlanamayan bir şekil ve kavramdan bahsedeceğinin habercisi. Bu yazıda kitabın üç bölümüne dikkati çekmek istiyorum. Birinci bölüm, "Given" (Verilen), beşinci bölüm "Challenges" (Sorunlar) ve kitabın sonundaki "Dizin".
Kitabın kapağındaki metinde, World of Giving'in "vermek sayesinde dinamikleştirilmiş bir dünya" önerdiği ifade ediliyor. "Given" belki de bu nedenle hiçbir açıklama yapmadan dünyadaki farklı özveri örneklerini listeler. Birkaç cümleyle özetlenen durumlar, Margaret Delfino adlı bir kadının yaklaşık altmış sene boyunca düzenli olarak kan bağışı yapmasından 1847'deki İrlanda kıtlığı sırasında Kuzey Amerika'daki kızılderililerin para toplayarak İrlandalılar'a yollamasına, Harriet Tubman adlı kaçak kölenin yaklaşık 300 kölenin kaçmasına yardım etmesine varan geniş bir yelpazede yer alıyor. Aralarında bir bağ kurulmadan adeta listelenen bu "olay"lar, oldukça hümanist bir resim çiziyor. Bu bölümün devamında ise, verilebilecek şeyler tartışılıyor. İlk yardımdan bahşişe, affetmekten pilava oldukça farklı olguları bir araya toplayan bu listeyi vermekle ilgili farklı kelimelerin tanımlandığı bir sözlük izliyor. Aralarında vakıf ve fakirliğin de olduğu bu kelimelerin de aracılığıyla "yardım kapitali" şematize edilmiş. "Yardım kapitali", World of Giving'in ana teması olarak da düşünülebilir. Paranın merkez olarak alındığı bir piyasa yerine dünyayı yardım kapitalini merkez alan bir pazara dönüştürmeyi öngören C-Lab, kitabın geri kalan bölümünde bu temeli kullanarak yardım kapitalinin neden kritik bir güç olduğunu örneklerle açıklar.
"Challenges" isimli kırmızı bölümle yazarlar bir anlamda kendilerine yöneltilecek eleştirileri önlemeye girişiyor. Özellikle II.Dünya Savaşı sonrası gelişmekte olan ülkelere verilen maddi desteğin yarattığı sorunlar ve efektif olamamalarının nedenlerini sıralayan bu bölümdeki anlatım, birçok şemayla destekleniyor. Bu görsel araçlardan çarpıcı bir örnek, gelişmiş ülkelerin siyasi ya da ekonomik çıkarları doğrultusunda verdikleri yardımın verdikleri yardımın bütününe olan yüksek oranıdır. Bireysel, kurumsal ve ulusal bağış sistemlerini de karşılaştıran "Challenges", eleştirel bir şekilde teşhir ederek yarattığı "verme" modelinin tarihini de bir anlamda göz önünde bulundurmuş oluyor.
"Given" World of Giving'i kavramsal bir çerçeveye oturturken 'Challenges' da kitabın öz eleştirisi. Dizin bölümününün anlamı ise tamamiyle yoruma açık. Küçük görsellerin birkaç kelimeyle tanımlandığı bölümde "Hijyen" başlığı altında ceset torbaları, insanların başlarından ısı kaybetmesini önlemek için yapılmış naylon bereler, hem çamaşırlar hem vücut için kullanılabilen sabunlar ve inşaatlarda kullanılabilen kazma ve küreklerin yer aldığı bölümü ciddiye almakta zorlansam da kitabın bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde içindekilerin, "verme"nin tarihine ve geleceğine ışık tuttuğu düşünülebilir. Gelişmiş ülkelerin diğer ülkelere yardım amacıyla geliştirdikleri ürünlerin bazen ne kadar ironik, bazen de gerekli olmasına rağmen ne kadar ikincil olduğuna dikkat çekiyor. Benim düşüncem, gerek görsel düzeni gerekse kitabın sonundaki pozisyonu sayesinde, kitabın bütününde resmedilen dünyanın uygulanılabilirliğini sorguladığı yönünde.
Jeffrey Inaba, kitabı tanıtmak ve bağlamsal bir çerçeveye oturtmak amacıyla yazdığı yazısında "verme estetiği"nden bahsediyor. Alma ve verme üzerine dayalı ilişkilerin görünmez bir bağla ilişkilendirildiği dünyada, yardım kapitalinin varlığı ile bizim varlığımız arasında doğrudan bir bağ var. Demek oluyor ki, şöyle ya da böyle verme eylemini gerçekleştiren her birey de farkında olmadan bile olsa Verme Dünyası'nın birer etmenidir ve C-Lab, World of Giving ile dünyanın bu yönde bir evrim geçireceğini öngörür. !
Yorumlar ve haberler hakkında e-posta almak için bültenimize kayıt olun.
Yeni Mimar, mimarlık ve kent meselelerine eleştirel ve yeni bir bakış açısıyla eğilen aylık bir gazetedir. Bunu yaparken gündemdeki konuları, farklı disiplinlerden uzmanlara yönelttiği çetrefil sorulara onların verdiği gözü pek cevaplarla sunar.

Dünyanın Sonu Geldi (mi?)
Tassos Kotzanastassis
Dubai'nin hızlı gelişiminde en önemli rolü üstlenen Dubai World, borçlarının ertelenmesini istedi.