
Projenin ana kurgusu eski şehir merkezini, eski limanla buluşturmak. Bunu gerçekleştirmek için proje alanının çok uzağından gelen bir veriyi -İzlanda'nın belirgin özelliği olan, kendine has doğası ve ekolojisini- değerlendirdik. Ellidhavogur Koyu'ndan ve Ellithavatn Gölü'nden başlayan vadinin güçlü bir ekolojik koridor oluşturarak şehir merkezine kadar uzandığını fark ettik. Bu sistemin kentte tıkandığı ve limana ulaşamadığı çok belliydi. Bunu değiştirmek için yapmamız gereken birkaç şey vardı:
Birincisi şehir merkezini yayalaştırmaktı.
İkincisi araç trafiğiyle ilgiliydi. Eski işlevleri limandan yük taşımacılığı olan ve önemini yitiren yolları baypas etmek (Hringbraut Sokağı) ya da şehrin kenarlarından (Ananaust Sokağı) ya da yerin altına (Geirsgata Sokağı) geçirmek hedeflendi.
Üçüncüsü de ilk iki müdahaleden sonra önü açılan yeşil sistemin limana kadar uzatılmasıydı. Bu sisteme "ekolojik koridor" dedik. Bu koridor şehir merkezinden geçip, limanda Harbour Park olarak varlığını sürdürecek. Limandaki bu yeşil omurga, yeni oluşan sosyal, kültürel ve ticari etkinlikleri dengeli bir şekilde taşıyacak. Bunları yaparken eski limanın bütün tarihi özellikleri korunacak, işlevi (balıkçılık) devam ettirilecek, ama diğer yandan şehre yeni sosyo-kültürel, ticari, turistik vb girdilerin önü de açılacak.
Projenin ana kurgusunun bir diğer çıkış noktası Reykjavik'teki Hallgrimskirkja Katedrali. Bu yapı şehrin simge yapılarından biri ve şehir silüetine hakim bir öğe. Önünde yer alan Skölavordustigur Caddesi, şehrin önemli bir aksı. Caddenin sonununda yapılacak ufak bir müdahale ile caddenin limana açılabileceği, hatta devam ederse limandan sonraki adalara kadar uzayabileceği görüldü. Aksın yönü Grönland'ı işaret ediyor, yani soğuğu. Ama biz onu sıcak bitirmeye karar verdik. İzlanda'nın kendi isminden, şehre yeni bir simge oluşturduk: buzdan, dışı soğuk ama içi sıcak, ekvatorda olan havayı barındıran bir simge. Adeta uzaydaki kara delikler gibi, bu da Reykjavik'in sıcak deliği olacak. Kentin yeni simgesi, "Sıcak Buz Cenneti".
Şehre baktığımızda bütün veriler bize yukarıda bahsettiklerimizi yapmaya itti. Reykjavik ilk kurulduğu zamanki gibi sadece bir balıkçı şehri değil. Artan refah seviyesiyle ve şehre eklenen yeni girdileriyle şehir kabuk değiştirmekte. İlk zamanlar gibi Reykjavikliler artık sadece balık avlayarak geçinmiyorlar. Turizm önemli bir geçim kaynağı olma yolunda. Dünyada güneşi batmayan başka ülke var mı ve bunu görmek istemeyecek insan?
Sıcak Buz Cenneti'nin içinde tropik hava hakim olacak. Dışarının tersine burada sıcak hava olacak. Doğal kaynak olan termal sular bunun gerçekleştirilmesi için yeteri bir veri. İnsanlar bu Sıcak Buz Cenneti'ne, uzaydaki kara deliklere girmişcesine girerek kaybolacaklar, sıcağın içinde kaybolacaklar, palmiyelerin altında, tropik sularda. Şehrin yeni simgesi: Sıcak Buz Cenneti sıcakla-soğuğu bir arada barındıracak: ülkenin soğuk iklimiyle sıcak ruhunu. !
Yorumlar ve haberler hakkında e-posta almak için bültenimize kayıt olun.
Yeni Mimar, mimarlık ve kent meselelerine eleştirel ve yeni bir bakış açısıyla eğilen aylık bir gazetedir. Bunu yaparken gündemdeki konuları, farklı disiplinlerden uzmanlara yönelttiği çetrefil sorulara onların verdiği gözü pek cevaplarla sunar.

Dünyanın Sonu Geldi (mi?)
Tassos Kotzanastassis
Dubai'nin hızlı gelişiminde en önemli rolü üstlenen Dubai World, borçlarının ertelenmesini istedi.