24 Kasım 2009 13:41
Mimarlık politikayla ilişkisini nasıl kurguluyor?
“ Eğer mimarsanız politikadan kaçamazsınız. Öncelikle bir bina yaparken uymanız gereken yasalar ve yönetmelikler var ki onlar politik kararlarla alınıyor. İkincisi bir kentli olarak politik söylem açısından topluma karşı sorumluluklarınız var. Bu politikacı olmanız gerektiği anlamına gelmiyor ama fikirlerinizi savunmanız ve politikaya katılmanız anlamına geliyor.
Bir sürü insan politikada söz hakkına sahip olmak için öldü, bence bu hakkı kullanmamak yazık olur. Oy kullanmak zorunda olduğunuzu söylemiyorum, oy kullanmamak da bir amaca hizmet edebilir. Kamusal alan politik bir argüman. Kamusal sorumluluk ile özel yatırımın hırsının dengelenmesi gerek.
Eğer kamusal bir yatırım yapılacaksa en az maliyetle işi tamamlamak istiyorlar, diğer yandan özel yatırımlarsa yalnızca binaların içinde çalışan ya da yaşayan kişiler göz önünde bulundurularak yapılıyor. Oysa bir mimarın o binanın yanından geçenleri de düşünme sorumluluğu var.
Kamusal mekan bir insan hakkıdır, tıpkı su gibi. Herkesin iyi bir meydana, pencerelerinden ağaçları görmeye, kapısının önündeki bankta oturmaya, üç dakikalık bir yürüyüş mesafesinde küçük de olsa bir yeşil alana ulaşmaya hakkı var. Bunlar ayrıntılarıyla planlanabilir. Bunların yalnızca mimari kararlar olduğunu düşünmüyorum, bunlar aynı zamanda politik kararlar. Yerel yöneticilerin bu konularını gündeme getirmeleri ve mimarların bu konuyu tartışmaları lazım.
Pratikte mimarların yaptıkları her şey politik. Örneğin gecekondulara bakıldığında onların çok kötü koşullarda olduğunu görürsünüz. Mimarlar olarak bizler gecekondular üzerine çalışmayız, dolayısıyla onları görmezden geliriz demenin hiçbir faydası yok. En nihayetinde o gecekondularda yaşayanlar kötü koşullardan ötürü öfkelenebilir ve o mimarların tasarladıkları binaları yakıp yıkabilir.
İster vali olarak, ister planlama departmanında çalışan bir mimar olun her durumda politik bir konumda olursunuz. Bir dergi de politik bir söylemdir, sadece içindeki güzel resimlerden ibaret değildir.
Dergi yapmak, onu okuyan insanları fikirlerin doğrultusunda yönlendirmek ya da onlara fikirlerini aktarmaktır. Yazdıklarınız her ne kadar nesnel olsa da, yazmayı seçtikleriniz dergiyi politik kılar. ”
XXI dergisinden alınmıştır.