“ Olayların, etkilerin ve biçimlenmelerin çeşitli aktörlerin birbirleriyle doğrudan ya da dolaylı etkileşmeleriyle gerçeklik edindiğini düşündüğümüzde sorunun karşılığı basit: Şüphesiz, var.
Eğitim, rehberli bir tur olarak kavrandığı sürece de bu katkının zayıflaması pek kolay olmayacak görünüyor. Rehberli tur nitelemesinden kastedilen, süregelen eğitimin görece yaygın biçimde mimarlığın ne olduğuna dair bir takım bilgi kalıplarıyla örülmüş güvenli güzergahlar üzerinden genç insanlara yapılan tanıtımlara sıkışmış bir etkinlikler toplamı olması. Bir başka ifadeyle, bir tür tematik parka indirgeniyor mimarlık eğitimi; tasarım, yapı, malzeme, tarih gibi temalara bağlanmış anlatıların tekrarına yaslanan bir düzeneği ifade ediyor. Bu da planlamasından uygulamasına kadar bilenlerden bilmeyenlere doğru aktarılan kalıplaşmış bilginin tekrarı gibi tek yönlü bir ilişkiyi talep ediyor. İlişkinin bu şekilde tanımlanmasıyla eğitim, daha çok kağıt üzerindeki bir takım niceliklerin düzenlenmesine yönelik bürokratik bir etkinliğe yaklaşıyor.
Keskin kopukluklar olarak dile getirilen "teori" ve "pratik" ayrımı ya da daha yaygın olarak kullanılan "akademi" ve "piyasa" ayrımı da bu tematik biçimlenmenin bir sonucu gibi görünüyor. İki alanın kopukluğu birbirlerinin gerçekliklerine duyarsızlaşmaya yol açtığından, iki alanın karşılıklı dönüşmesi de sürekli erteleniyor. Her alan kendi sınırları içinde uzun vadede değişiyorlar ancak bu değişimin içselleştirilmiş bir arzu aracılığıyla gerçekleştirildiği konusu şüpheli görünüyor. Değişim, mimarlık pratiği bağlamında farklı düşüncelerin dile getirilmesini, farklı denemelerin üretilmesini kışkırtan bir düşünsel ya da sektörel ortamın içinde tanımlanmıyor; daha çok alanların kendi mecralarında belirli bir zaman içinde ortaya çıkan etkiler yoluyla görünür oluyor. Dolayısıyla, her iki alanın da statükoyu ürkütmeden varlığını sürdürdüğünü söylemek mümkün.
Yukarıda tanımlanan çerçeveye rağmen şunu da belirtmekte yarar var: Hikayenin her iki alandaki kurulumu gerilim dinamiklerinden yoksun gibi görünse de satır aralarında değişimi arayan aktörler bir şekilde hep var oluyorlar, olmaya da devam edecekler. ”
Görsel: Paul Blow