5 Mart 2010 18:08
Mülkiyet kimin problemi?
“ Kente dair fikirler üreten, yazan çizen herkes bir yerinden mülkiyeti konuşur da kim ne kadar bilir, tartışılır…
Proje derslerinde aslında mülkiyetin ne kadar önemli olduğu üzerinde durulur ama imar hukuku derslerinde bile mülkiyete konu olacak sorunlarda ne yapılması gerektiğinden asla bahsedilmez. Mülkiyet paftaları hazırlanır ama sadece kamu, özel mülkiyet ve vakıf arazileri üzerine. Hisseli mülkiyet, veraset, intikal, kayyum atanması, mülkiyetin kamu eline geçmesi gibi konuları sorun ama cevap alabilir misiniz bilmiyorum. Biz sanki alttaki tüm mülkiyet dokusu sizin projeyi yapmanız için hazırmış gibi davranırız, tüm araziler sizindir ya da kamunun. Oysa gerçekten hayatta tek bir parselin bile mülkiyet sorununu değil çözmek anlamak bile zaman ve emek ister.
Kent plancısının salt bir teknik eleman olmadığı söylenedursun, çizdiğimiz yeni kent plancısı profili yatırımcı, yerel yönetim-merkezi hükümet arasındaki süreçleri anlayabilecek ve yönetebilecek kabiliyette olmalıdır. Mülkiyet, yatırımcı tarafının da kamu tarafının da yakından bilmesi gereken kritik konulardan biridir özünde. Mülkiyete dair problemler, farklı dava süreçleri ve hukuki temellere dayandığından medeni hukuktan, borçlar hukukuna, imar hukukundan, yabancı hukuka kadar pek çok konuya da hakim olmayı gerektirir.
Ne şehir plancısı, ne mimar bu kadar konuya hakim olamasa da mülkiyete dair temel konuları bilmeli, aslında ayakları mülkiyet temellerine oturmayan bir projenin hayata geçirilemeyeceğini kavramalıdır. Ne demektir bu? En pratik hali ile kadastral ve halihazır olmadan proje üretmeye kalkmak, hisseli mülkiyete konu olan alanlarda proje ortaklı modelleri geliştirmek, arzın sınırlı olduğu kentsel alanda hareket kabiliyetini arttırmak isteyen ve uygulanabilir-doğru projeler geliştirmek isteyenler için ders niteliğinde olmalıdır. ”